Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen etkinlik öncesinde sandalyeleri geniş bir yarım daire olacak biçimde yerleştirir. Drama kartlarını, topu ve sanat araçlarını çocukların erişemeyeceği ancak kendisinin kolayca alabileceği bir yerde hazır bulundurur. Çalışma kâğıtlarını her çocuğa yetecek sayıda hazırlar. Çocuklar sandalyelerine oturunca öğretmen gülümseyerek, “Bugün çocukların sahip olduğu güzel hakları öğreneceğiz. Hak; her çocuğun büyümesi, mutlu ve güvende olması için gereken şeylerdir.” der. “Sence her çocuk oyun oynayabilmeli mi?” sorusunu sorar; çocukların sözel yanıtlarını, baş sallamalarını ve işaret etmelerini kabul eder. Öğretmen, 20 Kasım’ın Çocuk Hakları Günü olduğunu kısa ve somut biçimde açıklar: “Nerede yaşarsa yaşasın, nasıl görünürse görünsün bütün çocukların hakları vardır.” Oyun oynama ve dinlenme, sevilme ve korunma, sağlık hizmeti alma, isim sahibi olma ve öğrenme hakkını kartlardan yararlanarak birer kısa cümleyle anlatır. Her açıklamanın ardından çocukların tekrar edebileceği ifadeler kullanır: “Oyun oynamak benim hakkım.”, “Sevilmek benim hakkım.” Çocuklar ellerini kalplerine koyarak ya da kollarını açarak bu cümlelere eşlik eder. Öğretmen “Ben Çocuğum Şarkısı”nı söyler; çocukları şarkının tekrar eden bölümüne, alkışa ve basit beden hareketlerine katılmaya davet eder. Çocuklar ister alkışlar, ister dizlerine ritim tutar, ister yalnızca dinler. Şarkı bitince öğretmen, “Şimdi minik kaplanlar gibi yerimize geçelim.” diyerek “Ben, küçük kaplanım; taştan taşa atlarım.” tekerlemesini söyler. Çocuklar öğretmeni izleyerek küçük adımlarla sandalyelerine döner. Önceden öğrenilen “Yusuf İsmi Parmak Oyunu” da öğretmenin yavaş modellemesiyle oynanır; çocuklar parmak hareketini yapmayı veya yalnızca sözleri dinlemeyi seçebilir. “Hakkımı Söylüyorum” dramasında öğretmen kartları tutar ve önce model olur. Oyun oynama hakkı kartını seçip top yuvarlıyormuş gibi yapar; “Ben ne yapıyorum, oyun mu oynuyorum?” diye sorar. Sonra gönüllü bir çocuğa kartı gösterir ya da hakkı kulağına sessizce söyler. Çocuk oyunu, sevilmeyi, doktora gitmeyi ya da dinlenmeyi bedeniyle canlandırır. Arkadaşları hep birlikte tahmin eder; doğru yanıttan sonra öğretmen hakkın adını tekrar eder. Konuşmak veya canlandırmak istemeyen çocuk, öğretmenin yanında durma, kartı tutma ya da arkadaşını izleme hakkına sahiptir. Hareket zamanı için sandalyeler aralıklı iki sıra yapılır; yolun sonunda bir sandalyenin üzerine top konur. Öğretmen sandalyelerin arasından yavaş yürümeyi, sıradaki arkadaşına çarpmamayı ve topu iki elle alıp yerine bırakmayı gösterir. Çocuklar ikili küçük gruplarla sırayla yolu tamamlar. Topa ulaşan çocuk, “Oyun oynamak benim hakkım.” diyerek topu yerine koyar ve sıranın sonuna geçer. Amaç hızlı olmak değil, güvenle hareket etmek ve arkadaşını beklemektir. Hava uygunsa aynı düzen açık alanda uygulanır; değilse sınıfta yürüyüş yolu geniş tutulur. Çocuklar yeniden yarım daireye oturur. Öğretmen “Bugün neler yaptık?”, “Hangi etkinliği yapmak hoşunuza gitti?”, “Çocukların da hakları var mıdır?”, “Çocuk hakları nelerdir?”, “Çocuk hakları içerisinde en çok dikkatini hangisi çekti?” ve “Daha önce de hakların olduğunu biliyor muydun?” sorularını tek tek, kısa bekleme süreleri vererek sorar. Çocukların yanıtları hakların adlarıyla desteklenir; örneğin “Evet, oyun oynamak da bir haktı.” denir. Masalara geçişte öğretmen çocukları küçük gruplar hâlinde çağırır. Her çocuk çalışma kâğıdında istediği hak resmini boya kalemleriyle boyar; uygun sayfalarda öğretmenin modellemesiyle kesip yapıştırır. Makas kullanmak istemeyen veya zorlanan çocuğa öğretmen kâğıdı tutarak ya da kesilmiş parçalar sunarak destek verir. Çalışma kâğıtları çocuklarla yapılır.
Bugün neler yaptık?
Hangi etkinliği yapmak hoşunuza gitti?
Çocukların da hakları var mıdır?
Çocuk hakları nelerdir?
Çocuk hakları içerisinde en çok dikkatini hangisi çekti?
Daha önce de hakların olduğunu biliyor muydun?
Sınıfta akıllı tahtada açabilir, çizim yapabilir veya çıktı alabilirsiniz.



