Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen etkinlikten önce çalışma sayfalarını, boya kalemlerini ve çıkartma sayfalarını masalara kolay ulaşılacak biçimde hazırlar; materyalleri henüz dağıtmaz. Çocukları boş bir alanda yarım ay biçiminde toplar ve “Bugün Misafirlerim etkinliğinde evimize gelen kişileri nasıl karşıladığımızı canlandıracağız.” der. Kısa ve anlaşılır konuşur; her sözü beden hareketiyle modellemeye hazır olur. Öğretmen kapı çalma sesini elleriyle yapar ve “Tık tık, kapıda kim olabilir?” diye sorar. Çocukların tahminlerini dinler. Ardından kapıyı açıyormuş gibi yapıp “Hoş geldin!” der. Çocuklar öğretmeni taklit eder. Öğretmen, “Misafir gelince güler yüzle ‘Hoş geldin’ diyebiliriz. Konuşuruz, ikram paylaşırız. Giderken de ‘Güle güle, yine gel!’ deriz.” açıklamasını yapar. Çocuklara tek yönerge verir: “Şimdi bana el sallayıp ‘Hoş geldin’ deyin.” Konuşmak istemeyen çocukların gülümseme ya da el sallama ile katılabileceğini belirtir. Öğretmen önce tek başına ev sahibi ve misafir rolünü canlandırır: Kapıyı çalar, içeri girer, “Hoş bulduk.” der; karşılıklı sohbet ediyormuş gibi başını sallar ve vedalaşır. Sonra çocukları ikili olmaya davet eder. Bir çocuk misafir, diğeri ev sahibi olur; birkaç dakika sonra roller değişir. Öğretmen “Kapıyı çal, ‘Hoş geldin’ de, sonra el salla.” diyerek üç kısa basamağı tekrarlar. Gereksinim duyan çocuğun yanında durarak sözü fısıldar, hareketi birlikte yapar. Çocuklar yeniden yarım ayda toplanır. Öğretmen şiiri önce bir kez ritimli biçimde okur, sonra her dizeyi çocukların tekrar edebilmesi için bekler: “Hoş gelmişler sefa getirmişler / Kimler gelmiş kimler gelmiş / Aliler, Ayşeler, Eceler gelmiş / Bol bol sohbet eder, ikram ederim / Misafirlerim misafirlerim / Güle güle gidin misafirlerim / Bir daha beklerim misafirlerim.” Çocuklar “hoş geldin” bölümünde el sallar, “güle güle” bölümünde vedalaşma hareketi yapar. İsteyen çocuklar şiirdeki adların yerine kendi adlarını söyleyebilir. Öğretmen üç-dört çocuktan oluşan küçük gruplara, kısa bir misafirlik sahnesi kurmalarını önerir. Gruplar ev sahibi, misafir ve vedalaşan kişi rollerini seçer; rol seçmek istemeyen çocuk hareketleri izleyip gruba alkışla eşlik edebilir. Her grup kapıyı çalma, karşılama ve uğurlama hareketlerini yapar. Öğretmen yarışma dili kullanmadan “Her grubun nazik bir karşılama yolu var.” diyerek çabaları görünür kılar. Hareketli geçiş için öğretmen “Misafir geldi!” dediğinde çocuklar yavaşça kapıya yürür gibi yapar ve “Hoş geldin!” der. “Sohbet zamanı!” sözünde karşısındaki arkadaşına bakıp gülümser; “Güle güle!” sözünde yerine dönüp el sallar. Oyun iki-üç tur sürer. Çocuklar sakinleşince öğretmen kaynak sorularını gönüllülük esasına göre sorar: “Size misafir geliyor mu? Sen misafirliğe gidiyor musun? Size gelen misafirlere ne gibi ikramlar veriyorsun? Sen bir yere misafirliğe gittiğinde sana neler ikram ediliyor?” Çocukların cevaplarını yargılamadan dinler; paylaşmak istemeyenlere pas geçme hakkı verir. Öğretmen “Şimdi misafirleri resimdeki eve götürelim.” diyerek çocukları masalara alır. Çalışma sayfalarını, çıkartma sayfalarını ve boya kalemlerini dağıtır. İlk sayfada çocuklar çıkartmadaki misafirleri evin kapısına yapıştırır; öğretmen “Bu misafirler kime gelmiş olabilir?” sorusunu tek tek çocuklara yöneltir. Sonraki sayfada çizgileri tamamlamayı, ikramları bulmayı ve boyamayı kısa modellemeyle açıklar. Portakal suyu bardaklarında çocuklar öğretmenle birlikte parmakla işaret ederek boş ve dolu bardakları sayar; sayı kutularına bildikleri sayıyı yazar ya da öğretmenin söylediği sayıyı kopyalamayı dener. Öğretmen küçük adımlarla destek verir, çocukların seçimlerine ve çalışma hızına saygı duyar. Çalışma kâğıtları çocuklarla bu yönergeler eşliğinde yapılır.
Size misafir geliyor mu?
Sen misafirliğe gidiyor musun?
Size gelen misafirlere ne gibi ikramlar veriyorsun?
Sen bir yere misafirliğe gittiğinde sana neler ikram ediliyor?
Sınıfta akıllı tahtada açabilir, çizim yapabilir veya çıktı alabilirsiniz.