Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen çocukların yarım ay şeklinde oturmalarını sağlayarak onlara bir takvim gösterir. Çocuklara takvimin ne olduğu, ne işe yaradığı ve üzerindeki rakamların neyi simgelediği sorulur. Alınan cevapların ardından takvim bitince bir yılın bitmiş olduğu ve yeni bir yıla başlanacağı açıklaması yapılır. Daha sonra çocuklara çeşitli bilmeceler sorulur: Benim adım iki hece, çalışırım gündüz gece. (Saat) Ben giderim o gider, kolumda tik tak eder. (Kol Saati) Benim bir ağacım var, her gün bir yaprak döker. (Takvim) Çok çabuk gelir geçer, su gibi akıp gider. (Zaman) Bilmecelerin ardından öğretmen “Takvim ve Saat” adlı hikayeyi okur: TAKVİM VE SAAT Duvar takvimi ve duvar saati duvarda yan yana asılı durmuş. Takvim, duvar saatine: "Ben senden daha önemliyim. Bak yapraklarım ne kadar çok, günleri, ayları, yılı gösteriyorum. İnsanlar hangi ayda ve günde olduklarını bana bakarak takip ediyorlar." deyip hep böbürlenirmiş. Saat: "Tabii ki çok önemlisin takvim arkadaşım, ama ben de çok önemliyim; insanlar gün içinde saatin kaç olduğunu benden öğreniyorlar." dese de takvim: "Hadi canım, akşama kadar yelkovanla akrebin dönüp duruyorsun, başka ne yapıyorsun ki..." deyip saati küçümsemiş. Evin annesi her gün takvimden bir sayfa koparır, takvimin sayfasında yazılanları okur, saatin de arada sırada tozunu silermiş. Takvim: "Görüyor musun bak, benim sayfalarımı her gün okuyorlar. Senin ise ancak arada sırada tozunu alıyorlar." diye kendini övmeye devam edermiş. Saat ise ona bir şey demez, sadece gülümsermiş. Aradan aylar, günler geçmiş; takvimin sayfaları azalmaya başlamış. Takvim artık eskisi gibi saatle uğraşmıyormuş. Saat: "Ne oldu takvim kardeş, eskisi kadar konuşmuyorsun, seni biraz zayıflamış görüyorum." demiş. Takvim: "Haklısın saat kardeş, sayfalarım azaldıkça üzülüyorum. Yakında tamamen bitecek, oysa sen hep aynısın, durmadan çalışıyorsun; ama sende bir değişiklik olmuyor. Seni ne kadar küçümsemiştim. Şimdi yanıldığımı anlıyorum. Sen de çok önemliymişsin. Lütfen beni affet, seni kırdığım için özür dilerim." demiş. Saat: "Üzülme takvim kardeş, ben sana kırgın değilim, ikimiz de çok önemliyiz. Bunu ben zaten biliyordum." Birkaç gün sonra takvimin son yaprağı da kopartılmış. "Hoşça kal" demiş takvim saat arkadaşına. Ertesi gün yeni bir takvim asılmış duvara. "Hoş geldin" demiş saat. "Hoş bulduk" demiş takvim, birbirlerine gülümsemişler. (ALINTI…) Hikayenin bitiminde öğretmen çocukların etkinlik masalarına oturmalarını sağlayarak onlara yeni yıl kartı hazırlayacaklarını söyler. Etkinlik için çocuklara A4 boyutunun yarısı kadar fon kartonları dağıtılır. Çocuklardan fon kartonlarını ikiye katlamaları istenir. Ardından çocuklara pullar, simler, evalar ve diğer artık materyaller, yapıştırıcı ve makas verilerek özgün ürünler ortaya çıkarmaları sağlanır.
Takvim ne işe yarıyormuş?
Evinizde takvim var mı?
Etkinliğimizde hangi malzemeleri kullandık?
Yeni bir yıla girdiğiniz için kendinizi nasıl hissediyorsunuz?