Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen etkinlikten önce sınıf tahtasını dört bölüme ayırır; bölümlere Çalışma Yaprağı-1’deki okul sürecini gösteren görselleri sırasıyla yerleştirir. Renkli yapışkanlı kâğıtları çocuk başına dört tane olacak biçimde hazırlar. Çocukları yarım ay şeklinde oturtur ve kuklayı arkasında saklayarak “Sınıfımıza gelen meraklı misafir kim olabilir?” diye sorar. Tahminleri dinledikten sonra KUKİ’yi çıkarır. KUKİ, “Merhaba, benim adım KUKİ. Sizinle tanışacağım için heyecanlıyım. Senin adın ne?” der. Öğretmen önce model olur: “Benim adım… Şu an mutluyum.” Kukla sırayla çocuklara yöneltilir. Her çocuk adını ve isterse bir duygusunu söyler; konuşmak istemeyen çocuk yüzüyle gösterebilir veya KUKİ’ye el sallayabilir. Öğretmen “Mutlu olman da üzgün olman da olur. Bütün duygularımızı dinleriz.” diyerek kabul edici bir sınıf ortamı oluşturur. KUKİ kısa ve anlaşılır cümlelerle okul deneyimini anlatır: “Okula gelmeden önce endişeliydim. Evden ayrılınca üzüldüm. Yolda biraz tedirgindim. Sınıfı görünce şaşırdım. Sizi tanıyınca mutlu oldum. Öğretmenimin yanında kendimi güvende ve huzurlu hissettim.” Her duygudan sonra öğretmen durur, uygun yüz ifadesini belirgin biçimde gösterir ve çocukların aynısını yapmasını ister. “KUKİ’nin kaşları nasıl? Ağzı nasıl?” sorularıyla yüzün ayrıntılarına dikkat çeker. Ardından çocuklar ayağa kalkar. Öğretmen “Duygu adımları oynayacağız.” der. KUKİ bir duygu söyler; çocuklar sınıfta birbirlerine çarpmadan o duyguyu yüzleri ve bedenleriyle göstererek birkaç adım yürür. Heyecanda küçük ve hızlı, üzüntüde yavaş, şaşkınlıkta durup gözleri açarak, mutlulukta rahat adımlar denenir. Tek bir doğru hareket olmadığı açıklanır. Her turda “Dur, nefes al, KUKİ’ye bak.” yönergesiyle dikkat yeniden toplanır. Çocuklar masalara geçer. Öğretmen dört yapışkanlı kâğıdı soldan sağa dizer ve yalnızca ilk soruyu sorar: “Okula gelmeden önce ne hissetmiştin?” Tahtada basit bir yüz çizerken “Bir yuvarlak, iki göz ve duygumu gösteren bir ağız çiziyorum.” diye model olur. Çocuklar ilk kâğıda kendi duygu yüzlerini çizer. Çizimin benzemesi beklenmez; karalama yapan çocuktan çizgisini anlatması istenir. Aynı işlem “Evden okula gelirken hangi duyguları yaşadın?”, “Sınıfa geldiğinde ne hissettin?” ve “Öğretmenini ve arkadaşlarını tanıyınca ne hissettin?” sorularıyla tek tek sürdürülür. Her sorudan sonra yeterli çizim süresi verilir. Öğretmen duygu sözcüğü bulamayan çocuğa “Mutlu mu, üzgün mü, şaşkın mı; yoksa başka bir duygu mu?” diyerek sınırlı seçenek sunar, ancak çocuk adına karar vermez. Çocuklar küçük gruplar hâlinde tahtaya çağrılır ve kâğıtlarını ilgili bölümlere yapıştırır. İsteyen çocuk “Burada … hissettim.” cümlesini tamamlar; istemeyen yalnızca kâğıdını yerleştirir. Bir bölümde farklı yüzlerin bulunabileceği incelenir. Öğretmen “Aynı olayı yaşayan kişiler farklı duygular hissedebilir.” diyerek karşılaştırmayı yarışmaya dönüştürmez. Yeniden çember olunur ve KUKİ değerlendirme sorularını yöneltir: “KUKİ’nin hissettiği duygulardan hangilerini sen de hissettin?” ve “Şu an kendini nasıl hissediyorsun?” Önceki dört soru tahtadaki görseller gösterilerek kısaca hatırlatılır. Öğretmen, “Bütün duygular doğaldır. Duygunu bana söyleyebilir, yüzünle gösterebilir veya çizebilirsin.” diyerek paylaşma yollarını özetler. Son olarak Çalışma Yaprağı-1 ve kalemler dağıtılır. Öğretmen her bölümü parmağıyla gösterip yaşa uygun tek aşamalı yönerge verir: “Resme bak ve bu anda hissettiğin duygunun yüzünü çiz.” Çocuklar bölümleri sırayla tamamlar; öğretmen kalem tutma veya duygu seçme konusunda gerektiğinde bireysel destek verir. Çalışma kâğıtları çocuklarla birlikte tamamlanır ve isteyen çocuk çizdiği bir duyguyu KUKİ’ye anlatır.
Okula gelmeden önce neler hissetmiştin?
Evden okula gelirken hangi duyguları yaşadın?
Sınıfa geldiğinde ne hissettin?
Öğretmenini ve arkadaşlarını tanıyınca ne hissettin?
KUKİ'nin hissettiği duygulardan hangilerini sen de hissettin?
Şu an kendini nasıl hissediyorsun?
Sınıfta akıllı tahtada açabilir, çizim yapabilir veya çıktı alabilirsiniz.